MUHARREM AYININ ONUNCU GÜN İLE BİRLİKTE DOKUZUNCU GÜNDE DE ORUÇ TUTMANIN HİKMETİ NEDİR?

25 June 2026
200 görüntülenme

MUHARREM AYININ ONUNCU GÜN İLE BİRLİKTE DOKUZUNCU GÜNDE DE ORUÇ TUTMANIN HİKMETİ NEDİR? 

İmam Nevevî -Allah ona rahmet etsin- bu konuda şöyle demiştir:

"Ashâbımızdan âlimler ile diğer âlimler, (onuncu gün ile birlikte) dokuzuncu günde de oruç tutmanın müstehap oluşunun hikmetinin sebeplerini şu şekilde zikretmişlerdir:

Birincisi: 

Bundan kasıt; sadece onuncu günü oruç tutan yahudilere muhalefet (onlara aykırı hareket) etmek içindir. Bu, İbn-i Abbas'tan -Allah ondan ve babasından râzı olsun- rivâyet olunan görüştür.

İkincisi: 

Bundan kasıt; Âşûrâ (onuncu) günü orucunu başka bir oruç ile birleştirmektir. Nitekim Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-, yalnızca Cuma günü oruç tutmayı yasaklamıştır.

Üçüncüsü: 

Hilâlin noksan (29 gün) olmasından ve sayıda hata yapılıp dokuzuncu günün onuncu gün sayılmasından endişe edildiği için,onuncu günde oruç tutmakla ihtiyatlı davranılmıştır."

Bu zikredilen sebeplerin en kuvvetlisi; Ehl-i Kitab'a muhalefet (aykırı hareket) etmek için olanıdır.

Nitekim Şeyhulislâm İbn-i Teymiyye -Allah ona rahmet etsin- bu konuda şöyle demiştir:

"Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-, birçok hadiste Ehl-i Kitab'a benzemekten nehyetmiştir. 

Nitekim Âşûrâ günü orucu hakkında şöyle buyurmuştur:

"Şayet gelecek yıl yaşarsam, onuncu gün ile birlikte dokuzuncu günü de oruç tutacağım."[1] 

İbn-i Hacer -Allah ona rahmet etsin-, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in:

"Şayet gelecek yıla kavuşursam, onuncu gün ile birlikte dokuzuncu günü de oruç tutacağım."[2]

Hadisini yorumlarken şöyle demiştir:

"Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in dokuzuncu günü de oruç tutmaya niyet etmesinin anlamı; sadece dokuzuncu günü oruç tutmayacağına, aksine dokuzuncu güne onuncu günü de ekleyeceğine yorumlanır. Bunun da sebebi; ya ihtiyatlı olmak için, ya da yahudi ve hıristiyanlara muhalefet etmek içindir. Bu da en tercihli olan görüştür. 

Nitekim Müslim'in bazı rivâyetleri buna işâret etmektedir."[3]

"Yahûdilere aykırı hareket edin.Âşûrâ günü ile birlikte bir gün önce veya bir gün sonra da oruç tutun."[4]

Başka bir rivâyette şöyle buyurmuştur:    

"Âşûra günü oruç tutun ve o günde yahûdilere aykırı hareket edin. O günden bir gün önce veya bir gün sonra da oruç tutun."[5]

Âlimler, onbirinci günü niçin Âşûrâ günü ile birlikte oruç tutmayı müstehap görmektedirler?

Soru:

Ben, Âşûrâ günü ile ilgili bütün hadisleri okudum. Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in yahudilere aykırı hareket etmek için onbirinci günü de oruç tutmaya işâret ettiğine dâir hiçbir hadis bulamadım. Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- şu hadisten başka bir şey buyurmamıştır:

"Şayet gelecek yıl yaşarsam, onuncu gün ile birlikte dokuzuncu günü de oruç tutacağım."

Aynı şekilde Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- ashâbını onbirinci günü oruç tutmaya da yönlendirmemiştir.

Buna göre Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- ve ashâbının yapmadıkları bir şeyi bizim yapmamız bid'at olmaz mı?

 


 

[1]  el-Fetâvâ'l-Kubrâ; c: 6 

[2]  Müslim

[3]  Fethul-Bârî; c: 4, s: 245 

[4]  Ahmed

[5]  Ahmed ve İbn-i Huzeyme rivâyet etmişlerdir. Hadisin senedinde İbn-i Ebî Leylâ vardır ki bu şahsın ezberi zayıftır.Ayrıca hadisi Abdurrezzak da rivâyet etmiştir. Beyhakî de İbn-i Abbas'tan mevkûf olarak şu lafızla rivâyet etmiştir: "Dokuz ve onuncu günleri oruç tutun ve yahûdilere aykırı hareket edin." Hadisin senedi sahihtir. Abdulkâdir el-Arnaût'un tahkik ettiği İbn-i Kayyim'in 'Zâdu'l-Meâd' adlı eserine (c: 2, s: 69) bakınız.

Paylaş: