MUHARREM AYININ ONUNCU GÜN İLE BİRLİKTE DOKUZUNCU GÜNDE DE ORUÇ TUTMANIN HİKMETİ NEDİR?
MUHARREM AYININ ONUNCU GÜN İLE BİRLİKTE DOKUZUNCU GÜNDE DE ORUÇ TUTMANIN HİKMETİ NEDİR?
İmam Nevevî -Allah ona rahmet etsin- bu konuda şöyle demiştir:
"Ashâbımızdan âlimler ile diğer âlimler, (onuncu gün ile birlikte) dokuzuncu günde de oruç tutmanın müstehap oluşunun hikmetinin sebeplerini şu şekilde zikretmişlerdir:
Birincisi:
Bundan kasıt; sadece onuncu günü oruç tutan yahudilere muhalefet (onlara aykırı hareket) etmek içindir. Bu, İbn-i Abbas'tan -Allah ondan ve babasından râzı olsun- rivâyet olunan görüştür.
İkincisi:
Bundan kasıt; Âşûrâ (onuncu) günü orucunu başka bir oruç ile birleştirmektir. Nitekim Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-, yalnızca Cuma günü oruç tutmayı yasaklamıştır.
Üçüncüsü:
Hilâlin noksan (29 gün) olmasından ve sayıda hata yapılıp dokuzuncu günün onuncu gün sayılmasından endişe edildiği için,onuncu günde oruç tutmakla ihtiyatlı davranılmıştır."
Bu zikredilen sebeplerin en kuvvetlisi; Ehl-i Kitab'a muhalefet (aykırı hareket) etmek için olanıdır.
Nitekim Şeyhulislâm İbn-i Teymiyye -Allah ona rahmet etsin- bu konuda şöyle demiştir:
"Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-, birçok hadiste Ehl-i Kitab'a benzemekten nehyetmiştir.
Nitekim Âşûrâ günü orucu hakkında şöyle buyurmuştur:
"Şayet gelecek yıl yaşarsam, onuncu gün ile birlikte dokuzuncu günü de oruç tutacağım."[1]
İbn-i Hacer -Allah ona rahmet etsin-, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in:
"Şayet gelecek yıla kavuşursam, onuncu gün ile birlikte dokuzuncu günü de oruç tutacağım."[2]
Hadisini yorumlarken şöyle demiştir:
"Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in dokuzuncu günü de oruç tutmaya niyet etmesinin anlamı; sadece dokuzuncu günü oruç tutmayacağına, aksine dokuzuncu güne onuncu günü de ekleyeceğine yorumlanır. Bunun da sebebi; ya ihtiyatlı olmak için, ya da yahudi ve hıristiyanlara muhalefet etmek içindir. Bu da en tercihli olan görüştür.
Nitekim Müslim'in bazı rivâyetleri buna işâret etmektedir."[3]
"Yahûdilere aykırı hareket edin.Âşûrâ günü ile birlikte bir gün önce veya bir gün sonra da oruç tutun."[4]
Başka bir rivâyette şöyle buyurmuştur:
"Âşûra günü oruç tutun ve o günde yahûdilere aykırı hareket edin. O günden bir gün önce veya bir gün sonra da oruç tutun."[5]
Âlimler, onbirinci günü niçin Âşûrâ günü ile birlikte oruç tutmayı müstehap görmektedirler?
Soru:
Ben, Âşûrâ günü ile ilgili bütün hadisleri okudum. Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in yahudilere aykırı hareket etmek için onbirinci günü de oruç tutmaya işâret ettiğine dâir hiçbir hadis bulamadım. Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- şu hadisten başka bir şey buyurmamıştır:
"Şayet gelecek yıl yaşarsam, onuncu gün ile birlikte dokuzuncu günü de oruç tutacağım."
Aynı şekilde Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- ashâbını onbirinci günü oruç tutmaya da yönlendirmemiştir.
Buna göre Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- ve ashâbının yapmadıkları bir şeyi bizim yapmamız bid'at olmaz mı?
[1] el-Fetâvâ'l-Kubrâ; c: 6
[2] Müslim
[3] Fethul-Bârî; c: 4, s: 245
[4] Ahmed
[5] Ahmed ve İbn-i Huzeyme rivâyet etmişlerdir. Hadisin senedinde İbn-i Ebî Leylâ vardır ki bu şahsın ezberi zayıftır.Ayrıca hadisi Abdurrezzak da rivâyet etmiştir. Beyhakî de İbn-i Abbas'tan mevkûf olarak şu lafızla rivâyet etmiştir: "Dokuz ve onuncu günleri oruç tutun ve yahûdilere aykırı hareket edin." Hadisin senedi sahihtir. Abdulkâdir el-Arnaût'un tahkik ettiği İbn-i Kayyim'in 'Zâdu'l-Meâd' adlı eserine (c: 2, s: 69) bakınız.